Ana Sayfa
Hizmetlerimiz
Yönetişim / Sürdürülebilirlik

risk-yonetimi-surdurulebilirlikRİSK YÖNETİMİ

Risk günümüz dünyasının kaçınılmaz bir gerçeği olarak önümüze çıkmaktadır. Riskler kayıplar yarattıkları gibi önemli kazançlarda yaratabilmektedirler. İyi bir risk yönetim sistemi şirketin sürdürülebilirliğini sağlamakta ve hissedarlar açısından önemli değer artışı yaratmaktadır. Risk yönetim sistemi;

  • Kurumsal yönetimini vazgeçilmez bir parçasıdır.
  • Yönetim kurulu dahil olmak üzere her düzeyde alınacak kararlar için rol ve sorumlulukları tanımlamaktadır.
  • Kurumun tüm iş süreçlerini kapsar.
  • İç denetim ve iç kontrol sistemleri risk yönetiminin aktif bileşenleridir.
  • Risk yönetimi kurum stratejisine entegre edilmeli ve stratejiye göre düzenlenmelidir.
  • Risk yönetim sisteminin doğru çalışması için, prosedürlerin olması, verinin toplanıp analiz edilmesi ve şeffaflık olmazsa olmaz konulardır.
  • Kurumun risk iştahı risk yönetim sisteminin nasıl çalışacağını belirleyen temel değişkendir.

Paul Hopkin’e (Fundamentals of Risk Management, 2012) göre, risk yönetimi yapılmasının temel sebepleri şunlardır:

  • Uyum; Operasyonların yasalara ve kurallara uygun olarak yürütülmesi
  • Güvence; İşlerin önceden belirlenmiş kurallara göre yürütülüp yönetilmesi
  • Karar Alma; Riskler ile ilgili bilgi ve analizler şirketin karar süreçlerinin bir girdisi olarak kullanılması ve doğru kararlar alınması.

Verimli operasyonlar, Etkin süreçler, Etkili strateji; Risk yönetim sistemi minimum değişkenlik ile en iyi getiriyi elde etmeyi sağlayacaktır.

Risk tamamen ortadan kaldırılamamaktadır, ancak alınan önlemler ile etkileri Kabul edilebilir düzeye çekilmektedir.

ARGE olarak müşterilerimize aşağıdaki metodoloji çerçevesinde risk yönetim sistemleri oluşturmalarını sağlamaktayız.

risk-yonetimi

Kurulan sistemin düzenli olarak gözden geçirilmesi, risk envanterinin gerekli durumlarda yenilenmesi, risk iştahının değerlendirmesini sağlayacak şekilde değişime açık olması gerekmektedir. Takım çalışması, bilgi paylaşımı, işbirliği, prosedürler, açık olarak belirlenmiş olan sorumluluk ve hesap verme kriterleri bu sistemin yönetilmesi için anahtar konulardır. Sistemin başarısı strateji ile entegre edilmesine bağlıdır. Tüm çalışanların bu konuda bilinçlendirilmesi gerekmektedir.

 

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

Sürdürülebilirlik günümüz iş dünyası açısından stratejik öneme sahip bir konudur. Değişimlerin sürekli olması artık kaçınılmaz bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır. Sürdürülebilirliği kendisinin bir parçası olarak gören kurumlar stratejilerini değişime uyum sağlayacak şekilde oluşturmaktadırlar. Adaptasyon var olmak için kilit konu haline gelmiştir. Sürdürülebilirlik, uzun vadeli fırsat ve riskleri gözeterek oluşturulmuş bir vizyon çerçevesinde çalışmak ve kısa vadeli hedefleri de gerçekleştirmek anlamını taşımaktadır.

Sürdürülebilirlik ile ilgili konular piyasalarda girş anlamında gümrük dışı duvarlar olarak karşımıza çıkmaya başladığı için konu stratejik olarak önemli hale gelmiştir. Bu değişimlerin bir kısmı mevzuatların değişmesi, bir kısmı ise bizzat eko etiket gibi piyasa mekanizmaları yolu ile önümüze çıkmaktadır.

Aşağıdaki konular, şirketleri stratejilerine sürdürülebilirlik bakış açısını adapte etmeleri konusunda baskı altına almaktadır.

  1. Kaynakların sınırlı olması uzun dönemde kaynak maliyetlerini yükseltecektir. Bu durumda verimli kaynak kullanımı, geri dönüşüm, verimli ürün geliştirme, verimli süreç yönetimi, verimli tedarik zinciri yönetimi, teknoloji geliştirme, inovasyon uzun vadede ayakta kalmak için kritik öneme sahip hale gelmektedir. Bir çok şirket enerji verimliliğine ve su konularına odaklanmaktadır, söz konusu çalışmalar şirketlerin konu ile ilgili maliyetlerini azaltmaktadır.
  2. Dünya nüfusu artmakta ve şehirlerde yaşayan insan sayısı artmaktadır. Nüfus artışı ve şehirleşme kurumlar için fırsat ve sorunları da yaratmaktadır.
  3. Kurumsal bilgi birikimi her gün daha fazla önem kazanmaktadır. En iyi yetenekleri bünyelerinde tutmayı başaran kurumlar yeni ürün ve hizmet yaratmak konusunda daha başarılı olacak ve rakiplerine göre fark yaratacaklardır. Bu rekabet avantajı iş modelini uyguladıkları sürece onları önde tutacaktır. Ayrıca çalışanların çalışacakları kurumları seçerken duyarlı kurumlarda çalışmayı tercih etmektedirler.
  4. Mevcut değerlendire kriteri finansal ve çeyrek bazlı performansa dayalı bir sistemdir. Ancak krizler göstermiştir ki şirket için nakit akışı karlı olmaktan daha önemlidir. Şirketlerin iflas etmelerindeki temel sebep çoğunlukla karlılık değil nakit akış sorunlarıdır. Nakit yönetimi ancak gelecek bazlı bir yaklaşım ile yönetilirse başarı sağlamaktadır. Sürdürülebilirlik bakış açısı uzun vadeli olup, içinde gelecek öngörüsü, esneklik, adaptasyon, karlılık, rekabet avantajı yaratmak gibi bileşenleri barındırmaktadır
  5. Hayat her gün daha karışık ve kaotik hale gelmektedir. Şirketler bu değişime esnek ve iyi koordine olmuş bir yönetim yapısı ile dayanabilmektedirler. Silo bazlı yönetim yaklaşımı istenen sonuçları sağlamamaktadır. Kontrol altına alınamayan konular ile baş edebilmek için esneklik, çalışma ortamında sinerji yaratmak öne çıkmaktadır.
  6. Şeffaf olmayan kurumların uzun vadede ayakta kalmaları giderek zorlaşmaktadır. Tüm paydaşlar kurumları şeffaf olmaya zorlamakta ve bu beklentiyi yerine getirmeyenlere karşı tavır almaktadırlar. Şeffaflık tüm değer zincirini kapsayacak şekilde genişlemiştir. Nike şirketinin yaşadığı kötü deneyim konunun önemini ortaya koymaktadır. Nike tedarik zinciri içindeki bir takım firmaların çocuk işçi kullanmaları dolayısıyla tüketiciler tarafından ürünleri alınmayarak cezalandırılmış ve önemli miktarda Pazar kaybetmiştir.
  7. Teknoloji geliştirmek önem kazanmış olmakla birlikte teknolojilerin giderek komplike hale gelmesi AR-GE faaliyetlerinin maliyetlerini artırmıştır. Artan maliyetler rakipleri ortak AR-GE yapmaya, ortak ürün geliştirmeye yönlendirmekte bu şekilde maliyet avantajı sağlamayı hedeflemektedirler. Bu konudaki en önemli örneklerden biri “ World Auto Steel” örneğidir. Arcelor Mittal, US Steel gibi büyük çelik üreticileri bir araya gelmiş ve araçları daha hafif yapmak diğer taraftan çeliğin dayanma gücünü, esnekliğini yükselmek için ortak çalışmaya yapmak konusunda yukarıdaki platform oluşturmuşlar. Çalışmalar meyvelerini vermiş, otomotiv üreticilerinin de katıldığı bu çalışma sonucunda “ Future Steel Vehicle” adında bir araç ortaya çıkmıştır. Söz konusu aracın 2015 – 2020 döneminde piyasa gelmesi beklenmektedir.
  8. Şirketler ancak çevreleri ve paydaşları ile birlikte var olabilir. Bu konulara önem vermeyen şirketlerin uzun vadede ayakta kalma şansı giderek azalmaktadır.

Sürdürülebilirlik stratejisi doğru oluşturulduğu zaman , maliyeti azaltıp karlılığı artıran, yeni müşteri ve pazarlara ulaşmayı sağlayan , yetenekli çalışanları tutmaya imkan sağlayan, çalışanların ve toplumun gelişimine imkan sağlayan bir insiyatiftir. Sürdürülebilirlik yaklaşımının temel hedefi uzun vadede hissedar ve toplum için değer yaratmak aynı zamanda kurumların kaynak kullanımlarını iyileştirerek çevre ve toplum üzerindeki olumsuz etkileri azaltmaktır.

ARGE strateji geliştirme konusunda oldukça önemli deneyime sahip bir kurumdur. Söz konusu yetkinlik müşterileri için sürdürülebilirlik bakış açısı oluşturmak ve stratejiler belirlemek için önemli bir etken olacaktır. Sürdürülebilirlik şirketin ana stratejisi içinde yer alması gereken bir konudur.

Aşağıdaki konularda hizmetler sunmaktayız;

  • Şirketler için sürdürülebilirlik stratejileri, KPI, karne, yol haritası oluşturma ve stratejilerine entegre etme
  • Şirket bir takım faaliyetlere başlamış ise bu durumda stratejik bakış açısı ile bu faaliyetlerin gözden geçirilmesi, stratejiye entegrasyonu, KPI, karne, yol haritası belirlenmesi
  • Ürün Yaşam Döngüsü (LCA) çalışması ve değer zinciri stratejisi geliştirilmesi

Sürdürülebilirlik Stratejisinin Oluşturulması

Strateji geliştirmek konusunda aşağıdaki adımları içeren bir yol izlemekteyiz.

Gelecek beklentileri, politik ve yasal çerçeve, sektörün yaklaşımı ve işe etkileri sektör analizi aşamasında değerlendirilmektedir.
Mevcut durum analizi aşamasında şirketin devam eden faaliyetleri değerlendirilmektedir.

Benchmark çalışması kurum açısından örnek olabilecek kurumlar ile yapılmakta ve olası yol haritası konusunda fikir oluşturmayı hedeflemektedir.

Strateji geliştirme aşamasında şirketin bu konudaki misyon ve vizyonları oluşturulmakta, ardından hedefler tespit edilmekte ve uygulanacak stratejiye karar verilmektedir. Stratejinin amaçlarına ulaşmasını sağlamak için KPI ve karne oluşturulmaktadır.

Aksiyon planı aşamasında, belirlenen hedefler, mevcut durum ve sektör analizi fazlarındaki veriler değerlendirilerek fark analizleri yapılmakta ve çıkan sonuçlara göre yol haritası tespit edilmektedir. Ayrıca sistemin yürütülmesini ve performansın ölçülmesini sağlayacak sistemler önerilmektedir.

Sonuçların kamuya duyurulması için bir iletişim planı önerilmektedir.

Mevcut Sürdürülebilirlik Faaliyetlerinin Stratejiye Entegrasyonu

Bazı kurumlar bu konuda çalışmalar yapmakla birlikte söz konusu faaliyetler koordine olmaksızın alınan insiyatifler ile gerçekleştirilmekte ve stratejiye entegre olmadan planlamalar yapmaktadır. Bu kurumlar için yeni bir bakış açısı yaratarak faaliyetlerin koordinasyonu ve stratejiye entegrasyonu sağlanmakta ve bundan sonar alınacak aksiyonların da strateji ile bağlantılı olarak planlanması sağlanmaktadır.

Mevcut faaliyetler bu faaliyetlerin strateji ile bağlantıları birinci adımda değerlendirilmektedir.

Benchmark çalışması kurum açısından örnek olabilecek kurumlar ile yapılmakta ve olası yol haritası konusunda fikir oluşturmayı hedeflemektedir.

Şirketin vizyon ve misyonu yeni bakış açısı ile değerlendirilmekte ve bu bakış açısına göre strateji oluşturulmaktadır. Hedefler, KPI ve karne oluşturulmaktadır.

Önceki adımlarda yapılan çalışmalara dayanılarak fark analizleri yapılmakta, çıkan sonuçlara göre aksiyon planları oluşturulmakta ve stratejiye entegrasyon yapılmaktadır. Yönetim sistemleri ve takip sistemleri için öneriler geliştirilmektedir.

 Sürdürülebiliğin 5 adımlı gelişim modeli

Strateji çalışmalarını yaparken 5 adımlı gelişim modelini kullanmaktayız. Bu model bize müşterimizin nerede olduğunu ve nerede olmak istediğini belirlememizi sağlamaktadır.

Şirket uyum aşamasında iken, hedefi sadece yasal yükümlülüklerini yerine getirmektir.

Şirket opersayonel aşamaya geldiğinde,  uyum konusuna ilave olarak verimlilik konuları ön plana çıkmaktadır. Konular hala kısa vadeli olarak değerlendirilmektedir. Bu aşama için bazı örnekler; Enerji ve su verimliliği projeleri, home ofis çalışma, ürünleri yenileme, kullanılmış ekipmanların yeniden kullanımı.

Kurum stratejik bakış aşamasına geldiğinde, sürdürülebilirlik stratejiye entegre edilmiş durumdadır. Şirket konuyu uzun vadeli olarak değerlendirmekte ve alınan aksiyonlar belirlenen hedefleri gerçekleştirmeye yönelik olmaktadır. Sürdürülebilirlik için belirlenmiş olan KPI ve karneler vardır. Sonuçlar ölçülmekte ve takip edilmektedir. Bu aşama için bir örnek; soğuk su ile yıkayabilen deterjanlar, bu yolla müşteriler ayağında enerji tasarrufu sağlamaktadır.

Kurum fark yaratan aşamasına geldiğinde, Sürdürülebilirlik stratejiye entegre edilmekten öte günlük hayatın ve karar sistemlerinin bir parçası haline gelmiştir. Alınacak her aksiyon sürdürülebilirlik bakış açısı ile değerlendirilmektedir. Şirket yeni ürünler,yeni iş yapış yaklaşımları, yeni süreçler geliştirmekte ve yeni pazarlara girmektedir. Bu aşamada inovasyon önem kazanmaya başlamaktadır.

Kurum paradigma değiştiren aşamasına geldiğinde,  sürdürülebilirlik konusunda önemli bir deneyimi, vizyonu ve itibarı bulunmaktadır. Yeni iş modelleri ile davranış değişiklikleri yaratabilmekte, yasal düzenlemelerin oluşumuna katkı yapabilmektedir. Bu aşamada inovasyon kritik öneme sahiptir ve kimsenin yapmaya cesaret edemediği adımları atma kabiliyetine sahiptir. Bu aşama için örnekler;  smart grid sistemleri,cloud serverlar, data merkezleri.

Ürün Yaşam Döngüsü Analizi(LCA)

Ürün yaşam döngüsü, ürünün tüm hayatı süresince oluşan girdi ve çıktılarının analizinin yapıldığı bir araçtır. Analizin konusu ürünün yarattığı çevresel, ekonomik ve sosyal etkilerin değerlendirilmesidir. Bu yaklaşım şirkete kendi açısından fark ve avantaj yaratacağı noktayı doğru tespit etmesi ve kaynaklarını doğru yerlere yönlendirerek rekabet avantajı yaratmasını sağlayamaktadır.

Ürünün yaşamı boyunca geçirdiği tüm aşamaların tespiti bu çalışmanın ilk adımını oluşturmaktadır.

Lojistik bu analizde bir adımdan diğerine geçerken takip edilen bir süreç olarak ortaya çıkmaktadır.

Bu analiz, kuruma ürün ile ilgili tüm aşamaları değerlendirme imkanı sağlamakta ve hangi adımlarda verimlilik artışı yapabileceğini ortaya koymaktadır.

Bill McDonough ve Michael Braungart’ın 2002 yılında ortaya koyduğu beşikten beşiğe stratejisini doğru uygulamak için önemli bir araç olmasıdır. Kurumlar yeni AR-GE çalışmalarını sadece ürünü değil ürünün nasıl geri dönüştürüleceği  ve nasıl bertaraf edileceğini düşünerek yapmaktadırlar. Daha önceki yaklaşım ürünün bertarafını içermediği için dünya açısından bir çok sorun yaratmaktadır.

Biz ARGE olarak geliştirdiğimiz Ürün Yaşam Döngüsü stratejisi ile kurumun itibarının artmasına katkı yapmakta, verimliliği artırarak, alternatif kaynaklara yönlendirerek rekabet avantajı yaratacak sonuçlar üretmekteyiz.